İçeriğe geç

Erzincan kurt mu ?

Erzincan Kurt Mu?

Bazen, hayatın hangi köşesinden gelip seni bulduğunu anlamadan, bir soruya takılıp kalırsın. Erzincan kurt mu? diye sordular bana. Bir an durdum, sonra aklımda uyanan soruların ardı arkası kesilmedi. Kurt mu? Neden bir kurt? Ve Erzincan? Oralar o kadar uzak, o kadar farklı ki, sadece ismini duyduğumda bile kalbimde bir çalkantı oluşuyor. Yani, Erzincan’da bir kurt var mı gerçekten? Bu soruya ne cevap vereceğimi bilemedim, çünkü hayatımda bir kurt, bazen de kurtlar vardı, ama Erzincan’daki gibi bir kurt? Hiç görmemiştim.

Hayal Kırıklığı ve O İlk Karar

Bununla ilgili hiç düşündüğüm oldu mu, bilmiyorum. Bir gün, birinin bana Erzincan’da yaşayan insanların kurtlara nasıl bakacaklarını anlatmaya başlamasıyla hayatımın bir başka köşesinden bir şeyler sarmaya başladı. Erzincan’ın dağlarında, belki de o güzel köylerinde yalnız başına gezen bir kurt… O seslerin, o karanlıkta hırlayan varlıkların sadece kasvet değil, bir umudu içinde taşıdığına, insanların yanında olmasına rağmen onların fark etmediği bir hayat kurmasına inandım. Bir kurt, gerçekten bir şehirle özdeşleşebilir mi? İşte tam o anda kafamda yankılanan sorular, Erzincan’ın dağlarındaki hüzünlü rüzgârla birleşip, her şeyin içinde derin bir anlam barındırdığına dair bir his yarattı.

Ama sonra… Erzincan’a dair hiç gitmediğim köyleri düşünürken, bir yanım biraz hayal kırıklığına uğradı. Kafamda büyüttüğüm o kurt, belki de sadece hayallerimdeydi. Gerçek bir kurt, çok daha başka bir şeydi. Ama ya Erzincan’daki insanlar? Onlar, şehirde, kasabada, dağda, her yerde mi hep kurtları bekliyorlar? Bir gün yolum Erzincan’a düştüğünde, acaba orada gerçekten bir kurt var mıydı?

Bunu öğrenmek, belki de bir yanımda cevapsız kalan bir soruyu tamamlamak gibi hissettim. Fakat, gitmeye karar verdiğimde bir yandan da korkuyordum. İnsanın kendi şehrinde, kendi dağlarında bir kurt ararken, kendini de kaybetmesi çok kolay olabiliyor.

Erzincan’a Giden Yol

Bir sabah Kayseri’den yola çıkmaya karar verdim. Erzincan’a gitmek, bana kendi iç yolculuğum gibi geliyordu. Hepimiz bir şekilde bir yere gitmek zorundayız, değil mi? Birilerinin hikâyelerini dinlerken, bir yerlerde bizim de kaybolacak bir yönümüzü bulmamız gerekiyor. Ve o yer Erzincan’dı. Bu yolculuk, hem dışarıdaki dünyayı hem de iç dünyamı keşfetmek için çok önemliydi. Dağlar arası geçen saatler boyunca, araba içindeki sessizlik, yolun bitiminde ne bulacağımı bilmediğim bir heyecana dönüştü. Belki de o kurtu, içimdeki kaybolan yönümü bulmak için arıyordum.

Yola çıktığım ilk anlarda heyecanla karışık bir korku vardı. Sadece dağlar mı korkutuyordu beni, yoksa içimde bir yerlerde bastırılmış o “kurt” korkusu muydu? Yolda her şey sırasıyla geçerken, sabahın o sisli havası ve yol boyunca gördüğüm yalnız köyler, gözlerimde bir hüzün bıraktı. O soğuk, ıssız köylerde yaşayan insanların, belki de benim gibi hayal kırıklığına uğramış olduklarını düşündüm. Bu korku bir yerde, yolculuğun sonunda bana neler sunacağını bilememenin verdiği belirsiz kaygıyı taşıyor gibiydi.

Erzincan’a Varış

Erzincan’a ulaştığımda, gün yavaşça batıyordu. Burası, tahmin ettiğim gibi, bambaşka bir yerdi. Her şey, en başından bana farklı bir dilde konuşuyordu. Dağlar, rüzgarın dans ettiği her köşe, kasaba, insanlar… Her şey, bana sanki bir bilmeceyi çözmeye çalışırken karşılaştığım kaybolmuş bir çocukluk hatırasını anımsattı. Ama bir kurt var mıydı burada?

Şehir merkezine giderken, birkaç köylüyle sohbet ettim. Herkesin dilinde bir kurt hikayesi vardı. Ama bu kurtlar, hayvanlardan değil, insanların içinde var olan bir şeydi. Bir an, o köylüler arasında gezdiğimde, Erzincan’daki kurtlar benim düşündüğüm gibi vahşi yaratıklar değildi; onlar dağların sırtını sıvazlayan, içlerinde çok derin yalnızlık barındıran birer sessiz kahramandı. O zaman anladım ki, Erzincan’da kurtlar sadece dış dünyada değil, insanın ruhunda da dolaşıyor.

Bir Kurt Arayışı

Benim Erzincan’daki kurt arayışım, sadece oradaki fiziksel bir varlığı keşfetmek değildi. Beni buraya getiren duygular, daha derindi. Zaten dışarıda görmeye alıştığımız “kurt” sadece bir semboldü. O kurt, yalnızlığı, hüzünleri, bazen bir dağın arkasında kaybolan bir hayali taşıyordu. Erzincan’daki kurtları öğrenmek, benim hayatımda da bir şeyleri değiştirdi.

Gecenin ilerleyen saatlerinde, Erzincan’ın o ünlü dağlarına doğru yöneldim. Yavaşça adımlarımı attım ve karanlıkta o dağların içine adım atarken, kaybolmuş bir yürek gibi hissettim. Her şeyin bir anlamı vardı. Belki de kurt, sadece hayal gücümdeydi. Ama her şeyin içinde bir umut vardı, sadece görebilene…

Kapanış

Erzincan’daki o soğuk gecede, bir kurt görmedim. Ama belki de kurtları her zaman aradığım yerlerden, kendi içimde bulmam gerekiyordu. Dağlar hala uzak, kasabalar yabancıydı ama bir şeyler daha netti: Erzincan’ın hikâyesi, tıpkı bir kurdun yaşamı gibi, içeriden dışarıya doğru bir yolculuktu. Gerçekten bir kurt var mıydı? Belki de o cevabı aramak, sadece kaybolan bir ruhu bulmaya benziyordu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
grandoperabet yeni giriş